Gökkurt Sözlük - Yeni nesil katılımcı Türkçü sözlük - Gökkurt Sözlük
kurt kanunu dizisinde gördüğüm, kavrayabildiğim kadarıyla;
i̇zmir suikastine adı karışmış, laz i̇smail'in kapatması olan hayat kadını. batum'dan i̇stanbul'a 14 yaşında getirilmiş. gürcüdür.
dillere destan güzelliği olduğu iddia edilip "ballı" namıyla anılmış.
i̇ttihatçıların bir dönem gizli işlerinde çalıştığı rivayet edilmektedir.
din kesinlikle afyon değildir; fakat en kaliteli afyon dinden yapılır.
din kesinlikle şarap değildir; fakat en çok din ile sarhoş ederler.
din kesinlikle uyandırmak içindir; fakat en çok din ile uyuturlar.
din kesinlikle ayıltmak içindir; fakat en çok din ile bayıltırlar.
din kesinlikle uyarmak içindir; fakat en çok din ile uyuştururlar.
din kesinlikle harekete geçirmek içindir; fakat en çok din ile felç ederler.
din kesinlikle yaşatmak içindir; fakat en çok din adına öldürürler.
din kesinlikle güzeldir; fakat en çok çirkinliği din adına yaparlar.
din kesinlikle sorunun ve sorgulamanın dostudur; fakat soruların, sorgulamanın celladı olarak en çok dini kullanırlar.
din kesinlikle özgürlüktür; fakat en çok din adına tutsak ederler.
din kesinlikle selamdır, selamettir, huzurdur, umuttur; fakat en çok din adına savaştırırlar, din adına daraltırlar, din adına korkuturlar, din adına hayalleri paramparça ederler.
din kesinlikle adalettir; fakat en çok din adına zulmederler.
din kesinlikle güzel ahlaktır; fakat en büyük ahlaksızlıkları dindarlık kisvesi altında işlerler.
din kesinlikle adam olmayı, şahsiyet olmayı emreder; fakat en çok din ile sürüleştirirler.
din kesinlikle erdemdir, nezakettir, nezahettir; fakat en çok din ile yozlaştırırlar, din ile kabalaştırırlar, din ile çirkefleştirirler.
din kesinlikle aydınlıktır; fakat en koyu karanlığı din ile kurarlar.
din kesinlikle hizipleşmeyi yasaklar; fakat en çok din adına hizipleştirirler.
din kesinlikle putçuluğu yasaklar; fakat en çok putu din adına dikerler.
din kesinlikle aklı önceler; fakat en çok din ile delirirler, en çok din adına meczup olurlar.
din kesinlikle sadece allah'ın koyduğu hükümlerdir ve din sadece allah'ındır; fakat en çok allah adına hüküm koyarlar, en çok allah adına din uydururlar.
akıcı, rahat konuşamayan; eski işlevini göremez duruma gelmiş; olması gereken gibi olmayan; bir organ hareket edemez olmuş; durgun, çekingen, sıkılgan.
böbürlenmek, yüksekten konuşup söylediği sözü yerine getirmemek, palavra atmak, mangalda kül bırakmamak; aklını yitirme.
yolsuz ve kolay kazanç umudu vererek dolandırmak; ümit vererek kandırmak, kendine
bağlamak, aldatmak; karşı cinsin gönlünü çelmek, kandırıp elde etmek.
yersiz şakalar yapan, söz ve davranışları ile çevresini tedirgin eden veya gereksiz iltifatlarda
bulunan (kimse).
üretim araçları sahipleri, başkalarının emeğine ve onların yarattıkları değerlere el koymak; bir ulus veya devlet, diğer bir ulusun veya devletin doğal kaynaklarından, ekonomik değerlerinden çıkar sağlamak; bir kimseden veya bir şeyden haksız ve sürekli çıkarlar sağlamak.
duygudan, sevgiden yoksun olan, yakın ve içten olmayan, ilgisiz; sevimsiz veya yersiz, antipatik; ilgisiz, sevimsiz bir biçimde veya memnuniyetsizliğini belli ederek.
birini, başkalarının veya işin zararı pahasına tutmak; birine haksız yere kolaylıklar sağlamak, iltimas etmek.
özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı; terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse); terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü.